🏈 Cinsel Organa Bakma Takıntısı Tedavisi

Fetişizm karşı cinse ait herhangi bir eşyaya ya da organa karşı saplantılı bir biçimde cinsel coşku duymaktır. Ayak fetişizmi ise, günümüzde genelde erkeklerde rastlanan, karşı Anket sonuçlarına göre Türk erkeğinin penisi "normal" çıktı. Türk erkeğinin penisi ortalama 14 cm. çıkarken, dünya standartlarında penis boyu 11- 18 cm. arasında değişiyor. Cinsel Tıp Enstitüsü Başkanı Dr. Cem Keçe, anket sonuçlarını değerlendirirken penisin boyunun sağlıklı bir cinsel yaşam için tek ve yeterli PsikiyatrideBeden Dismorfik Bozukluk olarak adlandırılan, Beden Algı Bozukluğu olarak da bilinen bu hastalık her yaştan ve cinsiyetten kişiye hayatı zindan edebiliyor. Hastalığın psikiyatrik tedavisi gerçekleştirilmediği zaman estetik cerrahi de her zaman çözüm olmayabiliyor. Psikiyatrist Zengibar Özarslan ile ilk tanısı Cinsel organı ifsad edeceğinden, organa zarar vereceğinden dolayı haramdır.Kurtulmak için sana olan nasihatim şudur ki, bir an önce evlenmeye çalış. Bu mümkün değilse kendini ibadete ver, oruç tut, spor yap, güzel bir çevreye gir, tek başına kalma ki şeytan sana vesvese vermesin. Yüce Allah’a güven ve azimli ol. Powersonic - “Sonik performans tedavisi” yaptıran birçok kişinin daha aktif bir cinsel hayat ve daha yüksek bir seks performansına sahip oldukları görülür. Bu uygulamayı, sadece yaşı ilerleyen erkekler değil, daha genç yaşlarda olup cinsel performansını arttırmak isteyen erkekler de kullanmaktadır. BPHtedavisinde ilk basamağın mutlaka medikal tedavi olması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Ali Aydın, medikal tedaviden beklenen sonuç alınamıyorsa ya da tedaviye rağmen iyileşmiş olan belirtiler zamanla tekrar meydana geliyorsa farklı tedavi alternatiflerinin gündeme gelmesi gerektiğini söylüyor. Cinseltakıntı sorunum, karşı cinsin cinsel organına bakarmıyım korkusu :( işin kötüsü bunu karşı taraf hissediyor.. iki yıldır devam ediyor doktora gittim ve o.k.b tanısı koydu..benim durumumda olup, ilaçla atlatanlar var mı bilmek istiyorum. Vq5O. İnsan zihninde 1 günde uyanık kaldığı süre içinde binlerce düşünce dolaşır durur. Bu düşüncelerin bir kısmı istenmeyen ve aykırı niteliktedir. Takıntı problemi olmayan kişiler de bu istenmeyen düşüncelere sahiptir. Diyebiliriz ki, her takıntılı düşünce, “hastalıklı bir durum değildir”.Hastalıklı kişiler sıklıkla takıntılı düşüncelerinin gerçeğe dönüşmesine dönük yoğun ve kontrolsüz bir kaygıya sahiplerdir. Düşüncelerinin eyleme dönüşme gücüne karşı yoğun kuşkuları vardır. Bu kaygı ve korkulara, mantıksal açıklamaların yeterli olmadığı bir huzursuzluk hali eşlik eder. Takıntılı düşünceleri kaygı bozukluğu boyutunda yaşamayan diğer insanlarda ise bu durum, kişinin bu düşüncelerden kaçınmaya dönük çabalarının olmaması noktasında farklılaşır. Kaçınma olmamasına bağlı olarak da, daha az sıkıntı ve huzursuzluk hissi özellikleri nelerdir?• Zihnin davetsiz misafirleridirler• İstenmezler• Uygunsuzdurlar• Sıkıntı verirler• Dikkati olumsuz etkilerler; kişiliği ve değerleri hedeflerden uzaklaştırırlar• Zıt düşünceler kişiler, takıntılı düşüncelerinden kurtulmak için yoğun çaba harcarlar. Örneğin, temizlik takıntısı olan bir kişi, ellerinin temiz olduğundan emin olmasına rağmen, sıklıkla ellerini yıkama ihtiyacı duyar. Kirli olma düşüncesinden uzaklaşmak için yapılan bu davranışlar, kısır bir döngü içerisinde kaygıların daha fazla artmasına yol açar. Bu noktada düşünceyi kontrol etmeye ve ondan kaçınmaya dönük eylemler, istenmeyen düşüncenin daha fazla zihinde yer almasına neden olarak kişinin günlük hayatını etkiler hale gelir. Takıntı ve zorlantı OKB toplumlarda çok yaygındır. Birçok edebiyat ve sinema eserine konu olmuştur. Örneğin William Shakespeare’ın Macbeth’i, Jack Nicholson’ın başrolde oynadığı “Benden Bu Kadar As Good As İt Gets filmi gibi…Sıklıkla görülen takıntılar1. SALDIRGANLIK – ZARAR VERME TAKINTISI Kendisine ya da bir başkasına zarar vermeye dönük yoğun kaygı eşlik eder. Kişi bu kaygıdan kaçınmak için, kesici aletlerden uzak durabilir, çocuğunu balkondan atma düşüncesinin eyleme dönüşeceğinden korkup çocuğu kucağına almak KİRLENME- BULAŞMA TAKINTISI İğrenilen, tiksinilen ya da korkulan durumlara ilişkin yoğun zihinsel uğraşlar görülür. İdrar, mikrop, ter, leke gibi kirlenme ve bulaşma tehlikesi içeren durumlara ilişkin kaçınmalar eşlik eder. Kapı kollarını tutamama, dışarıda yemek yememe, evdeki diğer bireylerin temizliğini kontrol etmek vb. davranışlar gözlenebilir. Bu kişilerde aşırı yıkama ve yıkanma, temizlik davranışları günlük hayatını önemli ölçüde DİNİ TAKINTILAR Hiç istemediği halde dini değerlere küfür etme, hakaret etme düşünceleriyle karakterizedir. Camide küfür etme korkusu nedeniyle camiye gitmeme, dinsel konuları konuşamama, sıklıkla abdet alma ya da içinden küfür geçtiğinde sürekli tövbe etmeye dönük davranışlar gözlenir. Dini inanışlarla ilgili aşırı uğraş ve yanlış yapma kaygıları eşlik DÜZEN VE SİMETRİ TAKINTISI Eşya ve nesnelerin simetrik ve düzenli olmasına dönük yoğun uğraş ve kaygıları kapsar. Kıyafet uyumu, eğik eşyaları düzeltme, nesneleri belli düzene koyma ve düzenin bozulmasından aşırı rahatsızlık duymaya dönük kontrolcü bir yapı BİRİKTİRME-SAKLAMA TAKINTISI Yararlı ya da yararsız gözetmeden, eşya ya da nesneleri saklama ve biriktirme eğilimini içerir. Kişi bunu yaparken, birgün lazım olacaklarını düşünür. Bu takıntıya sahip kişilerin zamanla evlerinde adım atacak yer kalmaz ve eve istenmeyen kokular eşlik eder. Buna rağmen kişi, eşya ve nesneleri atma ya da yok etmeye karşı isteksizdir ve saklamaya-biriktirmeye devam ŞÜPHE-KONTROL ETME TAKINTISI Kapıların kilitlendiğinden, ocağın kapalı olduğundan, fişlerin çekili olduğundan emin olmaya dönük tekrarlayıcı davranışların gözlendiği CİNSEL TAKINTI Cinsel organa bakma, cinsellik hakkında konuşma ya da düşlemlemeye dönük yoğun kaygılar eşlik eder. Bu durum sosyal ilişkilerden, cinsel ilişkiden kaçınma şeklinde davranışsal kaçınmalarla eşlik HASTALIK TAKINTISI Hasta olmaya dönük yoğun düşünceler gözlenir. Hastalık adı duyduğunda ya da başka bir hasta ile iletişim kurduğunda kendisi de bu hastalığa yakalanacağına dönük yoğun korku yaşar. AİDS mi oldum? Başım ağrıyor acaba beyin tümörüm mü var? Soruları zihinde sıklıkla tekrarlanır. Fiziksel muayenelerde hastalık bulgusu olmasa bile, kişi hastalık kaygısıyla yoğun şekilde meşgul SAYMA TAKINTISI Belli sayılarda yapılmayan davranışlar ya da sayılmayan şeylere dönük kişinin kendisine ya da yakınlarına dönük başlarına kötü bir şey geleceğine, işlerin ters gideceğine dönük yoğun kaygı içerir. Sıkıntıyı gidermek için, plakaları, bina numaralarını, parkeleri saymak, 3 defa kapıya dokunmak gibi davranışlar gözlenir. Takıntılı düşünceler nasıl tedavi edilir?Eğer siz de düşüncelerinizi takıntılı nitelikte olduğunu ve günlük hayatınızı etkilediğini düşünüyorsanız, uzmandan destek almalısınız. İlaç tedavisi ve psikoterapi desteğiyle takıntılı düşüncelere dönük olumlu sonuçlar alınmaktadır. bkz kompalsif bkz kompulsifistemsiz bir sekilde zihne giren düşüncelerin sonucu olarak yapilan davranışa deniyor olsa gerek. misal kere kapıyı kilitlemedigini sanıp geri dönüp tekrar kontrol etmek. aşşağılık, adi ve şerefsiz oldugu düşüncelerinin beyne sokulma seklinde girmesi gibi. hoşlantı ile bulantı arasındaki ince çizginin tıptaki adı. söylenmesi ve duyulması bile itici gelen bir kelime. gıcık oldum. keimlere yönelik böyle bir takıntım -zorlantı -demedim- karşılıyor mu onu da tam bilmiyorum. şöyle bir alıntı ile bu başlıktan uzaklaşmak en görülen takıntılar ve buna karşı gelişen kompulsiyonları sıralayacak olursak;1-kirlenme takıntısı bu takıntıda kişi iğrendiği, tiksindiği ya da korktuğu durumla ilgili aşırı zihinsel uğraşlarda bulunur. örneğin idrar, ter, mikrop, kir, hayvanlara dokunma, kapı kollarının kirlenmesi, hastalık bulaşması gibi. bu durumda zorlantı olarak, aşırı yıkama ve yıkanma, bir şeye dokunmaktan kaçınma, hastalıklara karşı aşırı hassas sorgulamalar, insanlarla temastan kaçınma, dışarıda yemek yemeden kaçınma, evdeki diğer bireylerin temizlenmesi ile takıntısı eşyaların asimetrik dizilmesi, sıralama hatası, kıyafet uyumu, hizalama hatası. buna gelişen zorlantı, eğik duran eşyayı düzeltme, kıyafetlerde uyum arama, her nesneyi sınıflandırma, takıntı dinsel inanışlarla ilgili kaygı, aşırı uğraş, abdest almada yanlış yapma kaygısı, camide küfür etme kaygısı. buna gelişen zorlantı, camiye gitmeme, tekrar tekrar abdest alma, dinsel konuları konuşmama, içinden küfür geçme durumuna karşılık tövbe etme ve sürekli besmele zarar verme takıntısı kendine zarar verme, başkalarına zarar verme, kontrolü kaybedip saldırma kaygısı. buna gelişen kompulsiyon, zarar vermekten korktuğu durumlardan kaçma, kesici aletlerden uzak durma, çocuğunu kucağına almaktan kaçma, ürünlerin son kullanma tarihlerini takip etme, ilaç kutularını saklama takıntı cinsel içerikli konuşma kaygısı, cinsel organa bakma kaygısı, cinsel fantezi kurma kaygısı gibi. buna gelişen zorlantı, bakmaktan kaçınma, sohbetden kaçınma, cinsel ilişkiden takıntısı işi bittiği halde eşyayı saklama, gereksiz nesneleri biriktirme, atamama, çöp toplama, biriktirme etme –denetleme kapıların kilitlendiğinden emin olma, doğalgazın kapatıldığından emin olma, yemeklerin bozuk olup olmadığını kontrol etme gibi zorlantı hastalığında yanlış otomatik düşüncelere örnek verecek olursak; kötü bir şey aklıma gelirse kesin kötü bir şey olacak, eğer ben bir şeyler yapmazsam kötü bir şeyler olacak, güvende değilsem büyük bir tehlike beni bekler, birine zarar vermemem için her zaman çok dikkatli olmalıyım, kötü bir düşüncenin aklıma gelmesi ile sanki onu yapmışım gibi geliyor, her şey yüzde yüz tamam değilse rahatlayamam, eğer ben bunları yapmazsam sevdiklerimi koruyamam de bir eylemle ilgili düşünmek, onu yapmak gibi algılanır. kendilerine ya da başkalarına gelebilecek zararları engellememeye çalışmak ona zarara neden olmakla aynı şey. eğer sonuç üzerinde herhangi bir etkisi varsa sonuçtan tamamen sorumlu olduğu anlamına geliyor. olasılığın düşük olmasının bir önemi yok mutlaka onun başına gelebileceğini düşünürler. eğer bir tehdit varsa onun zararlarını istiyormuş gibi geldiğinden düşüncelerini kontrol etmek zorunda hissederler. bu da daha fazla o düşünceyle uğraşı deki işlevselliğin bozulması çok dramatik olabilir. panik atakta kişi kendi sağlığı hakkında kaygı duyarken okb’de ilişki halindeki hemen herkesin kendisinden kaynaklı tehdit altında olduğunu düşünür. bu düşünceden kurtulmak için çok fazla zorlantı içinde kalır. kapısını kilitlediğinden emin olmadığı için kilometrelerce yolu geri dönmek için zaman harcayan, çocuklarına zarar vereceğini düşündüğü için saatlerce sebze, meyve yıkayan, tuvaletini yaparken idrarının bir yerlerine sıçradığını düşünen hastanın saatlerce temizlenmeye çalışması,elini gün içinde defalarca yıkayan ve her seferinde çok zaman harcayan, abdestini tam olarak almak için defalarca tekrarlayan, abdest alırken doğru sırayla ya da eksik yapmış mıyımdır diye defalarca tekrarlayan, camide “aklıma küfür etmek geliyor” diye gitmekten kaçınan, ağzından küfür çıkacak diye toplum içinde bulunmaktan kaçınan, aklına gelen her şeyi karşısındakine sormak zorunda hisseden, yeni doğmuş bebeğini boğacağını ya da kucağından atacağını düşünen, sevdiklerine zarar gelmesin diye çok enteresan ritüeller geliştiren birçok saplantı ve zorlantılar zorlantı hastalığında tedavi olarak ilaç tedavisi ve psikoterapi yapılır. kullanılan antidepresan ile birlikte psikoterapi eş zamanlı yapıldığında daha iyi sonuç uzm. dr. zengibar özarslan ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?Türkiye'de 2 milyon, İstanbul'da 250 bin takıntı hastası var ve çocuklar da bu hastalığa her 10 bin kişiden 250-300'ünün takıntı hastası olduğu biliniyor. Dünyada ise 300 milyon kişide 'takıntı' hastalığı en çok temizlik takıntısı olduğunu belirten Dr. Oğuz Tan, erkeklerde cinsellik takıntılarının daha sık görüldüğünü söylüyor. Obsesyon takıntı hastalığının çocuklukta da ortaya çıktığına işaret eden Dr. Oğuz Tan, "Takıntılı çocuklar sürekli aynı soruyu sorarlar. Ders çalışırken bir cümleyi okuyup, emin olamadıkları için tekrar aynı cümleye dönerler. Bir sayfa okumaları için 5-6 saat geçmesi gerekir" hayatınız bir anda değişiyor ve aklınıza öyle şeyler geliyor ki, kendinizden utanıyorsunuz. Başkalarına yan gözle bakacaksınız diye kendinizi eve kapatıyor, kimseyle göz göze gelemiyor, en yakınınızla bile cinsel içerikli hayaller kuruyorsunuz. Bu durumda ne yaparsınız? Cinsel takıntılı biri olduğunuzun farkına varmalı ve vakit kaybetmeden bir uzmana takıntılar zihinden kovulamıyorCinsel takıntılar, dayanılması zor, büyük utanç ve acı veren takıntılar arasında. Psikiyatri Uzmanı Oğuz Tan, cinsel takıntıları; "Kişilerin aklına hiç istemedikleri zamanda hiç istemedikleri kişilerle ilgili cinsel düşünceler, erotik görüntüler gelmesidir. Her takıntıda olduğu gibi tekrarlayıcıdırlar ve zihinden kovmaya çalışmakla gitmezler" diye sık rastlanan cinsel takıntılar nelerdir?Zaman zaman hastalarımız yüzleri perişan, gözyaşlarına boğulmuş halde odamıza girerler ve sesleri boğularak, tıkanarak, utanarak anlatırlar "Kızlarıma tecavüz etmekten korkuyorum. Anneme cinsel arzu duyuyormuş gibi bir hisse kapılıyorum. Üç yaşındaki yeğenimi öptükten sonra penisimin sertleşip sertleşmediğini kontrol ediyorum." Bu kişiler ya kızlarının saçlarını bile okşamaz olur, annelerine yaptıkları ziyaretleri bayramdan bayrama indirirler ya da gerçekten sapık olup olmadıklarım kontrol maksadıyla olur olmaz yerde, olur olmaz şekilde yakınlarına dokunup onları sinir ederler. İnsanların cinsel organlarına bakma takıntılarına da sıkça şahit oluruz. Kadınların cinsel organlarına bakma dürtüsü duyan erkekler, gözleri erkeklerin kasıklarına kayacakmış korkusu yaşayan kadınlar sık sık bize başvururlar. Bu kişiler, erkekse kadınları rahatsız etmekten, kadınsa 'hafifmeşrep' damgası yemekten büyük korku cinsel takıntılarını nasıl kontrol altında tutabilir?Aslında bu tıbbi bir durumdur, 'obsesif kompülsif bozukluk' adında bir hastalıktır. Beyinde seratonin adlı maddenin eksik olmasından kaynaklanır. Kişi bu düşüncelerin sapıklık olmadığım, tıbbi bir durum olduğunu bilmeli, düşünceleri kafadan atmaya çalışmamalıdır. Kendi kendine düzelmesi çok zordur, mutlaka psikiyatriste takıntılar, bir bakıma seks bağımlılığı mıdır?Seks bağımlılığıyla hiçbir alâkası yoktur. Tam tersine, cinsel takıntısı olan insanlar son derece mazbut, ahlaki değerlere haddinden fazla önem veren, hatta ahlaki konularda oldukça katı olan kişilerdir. Korktukları şeyleri asla yapmazlar. Takıntı, düşüncenin bir hastalığıdır. Asla istenmeyen eylemle sonuçlanmaz. Takıntılı insanlar kendilerine büyük haksızlık eder, 'sapık' olduklarının anlaşılacağı endişesiyle izole bir hayat yaşamaya kompülsif kişilik bozukluğuPsikolog Yasemin Yeşilyaprak, obsesif kompülsif kişilik bozukluğunu şöyle açıklıyor; "Dürüstlük, kuralcılık, güvenilirlik gibi özelliklerin baskısıyla, esnek olamayışın, değişime uyum sağlayamamanın doğurduğu bir bozukluktur. Hastalar, sorumlulukları ciddi şekilde üstlenirler ama hata yapmaktan ve eksiklikten nefret ettikleri için ayrıntılarla çok fazla meşgul olurlar ve gerçek amaçlarının ne olduğunu unuturlar. Sonuç olarak karar vermede ve işleri tamamlamada güçlük çekerler. Bu tür problemler, sorumlulukların bir endişe kaynağı haline dönüşmesine sebep olur ve bu kişiler amaçlarından nadiren memnuniyet duyarlar. Çoğu obsesif kompülsif özellikler uyumludur ve bunlar çok belirgin olmadığı sürece, bu özelliklere sahip kişiler daha fazla amaçlarına ulaşırlar. Özellikle bilimde ve kuralların, mükemmeliyetçiliğin ve azmin gerekli olduğu akademik alanlarda bu kişiler başarılı olurlar. Bununla birlikte kişiler arası ilişkilerde ve kontrolünün olmadığı durumlarda kendilerini huzursuz hissederler. Diğer insanlarla ilişkilerinde ve ne olacağı öngörülemez durumlarda mutlaka güven bulmak diyor ki; cinsellik takıntısını seks bağımlılığıyla takıntılar ne zaman tehlikeli boyuta ulaşıyor?Cinsel takıntının varlığı bile oldukça kötü. Takıntının hafifi bile kişiye büyük azap yaşatır. Takıntı şiddetlendikçe insanlardan uzaklaşma, kendini tecrit etme ve ağır depresyon ortaya takıntılar, kişinin hayatını nasıl etkiler?Utanç duygusu, insanlardan uzaklaşma, mutsuzluk, hayattan zevk almama, huzursuzluk, sıkıntı verir. Cinsel takıntılar, cinsel yaşamı nasıl etkiler? Cinsel takıntılar, cinsel bir problem değildir. Cinsel fonksiyonun değil, düşüncenin bir hastalığıdır. Cinsel takıntısı olanların cinsel hayatı normaldir. Tek problemleri, dönem dönem depresyonun doğal sonucu olan cinsel takıntıların altında ne gibi sorunlar olabilir? Bazı eski kitaplarda, bilinçaltında yatan gizli cinsel arzuların cinsel takıntılara yol açabileceği yazar. Bunun doğru olmadığı, bugün çok iyi anlaşılmıştır. Takıntı, biyolojik bir problemdir. Beynin ön ve alt bölgelerinin hastalığıdır. Bu bölgelerde serotonin maddesinin düşüklüğünden kaynaklanır. Hastalığın elbette psikolojik sebepleri de vardır. Ama bu psikolojik sebepler, bilinçaltı arzular değildir; sıkıntı sahiplerinin, fazla mükemmeliyetçi ve ahlakçı, kolaylıkla suçluluk duygularına kapılıveren insanlar olmalarıdır. Cinsel takıntılı olmak sapkınlık mıdır?Sapkınlıkla hiçbir alâkası yoktur. Bu kişiler, sapık olacak en son takıntısı kişide ne tür sorunlara yol açar?Eşcinsellik takıntısı da pek çok 'normal' erkeğin hayatını mahveden takıntılardandır. "Ben eşcinsel miyim?" sorusu zihinlerini kavurur. Ömürleri boyunca hiçbir erkeğe ilgi duymamışlar, sadece ve sadece kadınları hayal etmekten, kadınlarla beraber olmaktan zevk almışlardır. Ancak erkeklerle sevişirken görürler kendilerini. Yakın arkadaşlarıyla, amca çocuklarıyla, tanımadıkları erkeklerle homoseksüel ilişki halindeki pozları gözlerinin önünden gitmez. Erkek soyunma odası türü yerlerde dehşete kapılırlar. Eşcinsel görünce yılan görmüş gibi paniğe kapılan, eşcinsel görmemek için yıllardır Beyoğlu'na ayak basmamış hastalarımız var. muhammed'in cinsel ilişkiyle ilgili buyurduğu hadislerden bir tanesi. "cima esnasında ferce bakmayın, körlüğe sebep olur." [deylemi, i. adiy]halbuki kuran'ın bakara 223 ayetinde "kadınlarınız tarlanızdır. tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın" derken, allah'ın elçisi, o kadının cinsel organına bakmayı bile melun sözün özü islam bilim ve teknik dinidir. al bundy defalarca bu nedenden kör olmuştur. mesela cinsel ilişki esnasında, sürtünmeden dolayı kıvılcım çıkıyorsa belki bir ihtimal olabilmesi mümkün. gerçi kaynak maskesi takarak sevişebilirsiniz bak. dini bütün kardeşlerimizden birinin çıkıp "orada kastedilen gönül gözüdür" demesine hiç şaşırmayacağım mevzu hafızam beni yanıltmıyorsa doğru olabilecek önerme. yıllar önce bilim ve teknik'te okumuştum, şöyle diyorduçıplak vücut ya da kan görmek saniyenin bilmem kaçta biri süresince körlüğe sebep olur. bunun trafikte bazı afişlere bakan erkeklerde de sıkıntıya sebep olabileceğinden söz ediyordu. hafızam beni yanıltmıyorsa doğru olabilecek önerme. yıllar önce sızıntı'da okumuştum, şöyle diyorduçıplak vücut ya da kan görmek saniyenin bilmem kaçta biri süresince körlüğe sebep olur. bunun trafikte bazı afişlere bakan erkeklerde de sıkıntıya sebep olabileceğinden söz ediyordu. sözü geçen hadisteki bahsedilen körlük, görme eylemini yaptığımız gözle alakalı değil, gönül gözüyle alakalıdır. ürolog ve jinekologların belli bir yaştan sonra kör olduklarına dair bir bilgi olmadığına göre külliyen yanlış önermedir. dikkat geçici körlüğe neden olabilir yazısının kadın belinde default olarak bulunması gerekir. yoksa allah'ın uyarmadan ceza verdiğine inanmak işten bile değil. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. “Takıntı zorlantı” ya da “saplantı zorlantı” hastalığı gibi isimlendirilen bu hastalığın tanımı; kişinin kimi zaman kendisi istemeden ve saçma geldiği halde atamadığı, sürekli, yineleyici ve saplantılı düşünceler, dürtüler ya da düşlemlerin oluşturduğu sıkıntıyı ve bunaltıyı ortadan kaldırmak için yapmak zorunda kaldığı tekrarlayıcı eylemlerin zihinsel, sözel, davranışsal günlük hayatında çok yer kaplamasıdır. “Zorlantı” olarak nitelendirilen saplantısı ile gerçekçi bir ilişkisi olmadığı halde yapmak zorunda kaldığı bu eylemlerin günlük hayatında çok yer kaplaması, ilişkileri ve işlevselliği bozmasıdır. Elbette ki her insan için saplantılı, takıntılı düşünceler oluyor ama burada önemli olan bu düşüncelerin nasıl yorumlandığıdır. Ayrıca yanlış otomatik düşüncelerin oluşturduğu tehlike algısını kendi sorumluluğu ya da suçu gibi görme durumunu ortadan kaldırmak için yoğun çaba harcamasıdır. Örneğin çoğu insan market alış verişi yaparken bazı ürünlerin son kullanma tarihlerine bakma ihtiyacı hisseder. Bu kabul edilebilir bir kaygı iken, her ürünün son kullanma tarihlerini ve en ince ayrıntısına kadar saklama koşullarını araştırmaya kalkmak, bunun için saatlerini harcamak ve birilerinin bunlardan zehirlenebilme ihtimalini kendi suçu olarak görebileceğinden ve kendisine bile güvenemediğinden alış veriş yapamayan biri için OKB hastası diyebiliriz. Saplantı ve zorlantıların ortak özellikleri öncelikle irade dışı ortaya çıkmalarıdır. İlk başlarda hastalar bunlara ciddi düzeyde direnirler. Fakat daha sonra direnmenin boşuna olduğunu düşünüp tutsağı olurlar. Böylece korkularını ve kendilerini suçlamalarını zorlantıları kullanarak azaltırlar. Artık benliğe yabancı olan saplantı ve zorlantılar benliğe uyumlu bir nesne konumuna dönerler. Bu durum hastalarda saplantıların kendi içlerinden geldiği, kendilerine ait olduğu duygusunu pekiştirir. Zorlantılar savunma işlemi görmeye başlar. Buna rağmen hastalar zarar görme düşüncesinden dolayı tüm çabalara rağmen güveni ve inancı tamamen oluşturamaz. Hastalar ne eyleme başlamanın gerektiği, ne eylemin doğru yürütüldüğü ne de başarıyla sonlandığı güvenini kazanamazlar. Panik atak neden ve nasıl oluşur? OKB’deki takıntılı düşünceleri sırayalayacak olursak bunlar bulaşma, kuşku, simetri, zarar verme, cinsel, dinsel, bedensel takıntılardır. Buna karşılık zorlantılar ise kontrol etme, yıkama, yıkanma, düzenleme, biriktirme, sayma, dua etme, çeşitli ritüeller sayılabilir. Takıntı hastalığı toplumda görülme sıklığı ortalama %2-3 kadar olup kadın-erkek eşit sıklıkta görülür. Ergenliğin son dönemlerinde daha sık görülmeye başlanır. Genetik, biyolojik, çevresel ve stresör faktörler OKB oluşumundaki sebeplerdir. Sadece takıntı obsesyon ya da sadece zorlantı kompulsiyon görülmekle birlikte klinikte daha çok ikisi birlikte görülmektedir. Çok çeşitli, tekrarlayıcı olması ve depresyonu tetiklemesi tedaviyi zorlaştıran sebeplerdir. Bazı hastalarda birden fazla takıntı ve zorlantı bir arada olabilirken bunlar zaman içinde yer değiştirebilir. Örneğin, temizlik takıntısı ile birlikte kontrol etme ya da simetri takıntısı birlikte olabilir. Önceleri cinsel takıntısı varken yıllar sonra dinsel takıntısı olabilir. Hasta bu düşüncelerinin kendi ürünü olduğunu düşündüğü için gerçekleşmesi durumunda tüm sorumluluğu suçluluk duygusu ile taşıyamayıp yaşadığı sıkıntı ve bunaltıyı ortadan kaldırmak için zorlantılara başvurur. Bu durum ilk başlarda hastayı rahatlatırken daha sonraları o kadar çok zaman alan ve durdurulamayan ritüellere dönüşür ki hasta artık günlük aktivitelerine, işine ve ilişkilerine zaman ayıramaz, yoğunlaşamaz hale gelir. Sık görülen takıntılar ve buna karşı gelişen kompulsiyonları sıralayacak olursak; 1- Kirlenme takıntısı Bu takıntıda kişi iğrendiği, tiksindiği ya da korktuğu durumla ilgili aşırı zihinsel uğraşlarda bulunur. Örneğin idrar, ter, mikrop, kir, hayvanlara dokunma, kapı kollarının kirlenmesi, hastalık bulaşması gibi. Bu durumda zorlantı olarak, aşırı yıkama ve yıkanma, bir şeye dokunmaktan kaçınma, hastalıklara karşı aşırı hassas sorgulamalar, insanlarla temastan kaçınma, dışarıda yemek yemeden kaçınma, evdeki diğer bireylerin temizlenmesi ile uğraşma. 2-Düzenleme takıntısı Eşyaların asimetrik dizilmesi, sıralama hatası, kıyafet uyumu, hizalama hatası. Buna gelişen zorlantı, eğik duran eşyayı düzeltme, kıyafetlerde uyum arama, her nesneyi sınıflandırma, ayırma. 3- Dinsel takıntı Dinsel inanışlarla ilgili kaygı, aşırı uğraş, abdest almada yanlış yapma kaygısı, camide küfür etme kaygısı. Buna gelişen zorlantı, camiye gitmeme, tekrar tekrar abdest alma, dinsel konuları konuşmama, içinden küfür geçme durumuna karşılık tövbe etme ve sürekli besmele çekme. 4- Zarar verme takıntısı Kendine zarar verme, başkalarına zarar verme, kontrolü kaybedip saldırma kaygısı. Buna gelişen kompulsiyon, zarar vermekten korktuğu durumlardan kaçma, kesici aletlerden uzak durma, çocuğunu kucağına almaktan kaçma, ürünlerin son kullanma tarihlerini takip etme, ilaç kutularını saklama gibi. 5- Cinsel takıntı Cinsel içerikli konuşma kaygısı, cinsel organa bakma kaygısı, cinsel fantezi kurma kaygısı gibi. Buna gelişen zorlantı, bakmaktan kaçınma, sohbetden kaçınma, cinsel ilişkiden kaçınma. 6- Biriktirme-saklama takıntısı İşi bittiği halde eşyayı saklama, gereksiz nesneleri biriktirme, atamama, çöp toplama, biriktirme gibi. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite tedavisinde doğru bilinen yanlışlar 7- Kontrol etme –denetleme Kapıların kilitlendiğinden emin olma, doğalgazın kapatıldığından emin olma, yemeklerin bozuk olup olmadığını kontrol etme gibi sayılabilir. Takıntı zorlantı hastalığında yanlış otomatik düşüncelere örnek verecek olursak; kötü bir şey aklıma gelirse kesin kötü bir şey olacak, eğer ben bir şeyler yapmazsam kötü bir şeyler olacak, güvende değilsem büyük bir tehlike beni bekler, birine zarar vermemem için her zaman çok dikkatli olmalıyım, kötü bir düşüncenin aklıma gelmesi ile sanki onu yapmışım gibi geliyor, her şey yüzde yüz tamam değilse rahatlayamam, eğer ben bunları yapmazsam sevdiklerimi koruyamam gibi. OKB’ de bir eylemle ilgili düşünmek, onu yapmak gibi algılanır. Kendilerine ya da başkalarına gelebilecek zararları engellememeye çalışmak ona zarara neden olmakla aynı şey. Eğer sonuç üzerinde herhangi bir etkisi varsa sonuçtan tamamen sorumlu olduğu anlamına geliyor. Olasılığın düşük olmasının bir önemi yok mutlaka onun başına gelebileceğini düşünürler. Eğer bir tehdit varsa onun zararlarını istiyormuş gibi geldiğinden düşüncelerini kontrol etmek zorunda hissederler. Bu da daha fazla o düşünceyle uğraşı arttırıyor. OKB’ deki işlevselliğin bozulması çok dramatik olabilir. Panik atakta kişi kendi sağlığı hakkında kaygı duyarken OKB’de ilişki halindeki hemen herkesin kendisinden kaynaklı tehdit altında olduğunu düşünür. Bu düşünceden kurtulmak için çok zorlantı içinde kalır. Kapısını kilitlediğinden emin olmadığı için kilometrelerce yolu geri dönmek için zaman harcayan, çocuklarına zarar vereceğini düşündüğü için saatlerce sebze, meyve yıkayan, tuvaletini yaparken idrarının bir yerlerine sıçradığını düşünen hastanın saatlerce temizlenmeye çalışması,elini gün içinde defalarca yıkayan ve her seferinde çok zaman harcayan, abdestini tam olarak almak için defalarca tekrarlayan, abdest alırken doğru sırayla ya da eksik yapmış mıyımdır diye defalarca tekrarlayan, camide “aklıma küfür etmek geliyor” diye gitmekten kaçınan, ağzından küfür çıkacak diye toplum içinde bulunmaktan kaçınan, aklına gelen her şeyi karşısındakine sormak zorunda hisseden, yeni doğmuş bebeğini boğacağını ya da kucağından atacağını düşünen, sevdiklerine zarar gelmesin diye çok enteresan ritüeller geliştiren birçok saplantı ve zorlantılar sıralayabiliriz. Saplantı zorlantı hastalığında tedavi olarak ilaç tedavisi ve psikoterapi yapılır. Kullanılan antidepresan ile birlikte psikoterapi eş zamanlı yapıldığında daha iyi sonuç alınır. Psikiyatrist Uzm. Dr. Zengibar Özarslan

cinsel organa bakma takıntısı tedavisi