🐺 Her Yeni Başlangıç Bir Umuttur
Her son yeni bir başlangıç. Ester Almelek, 2 Eylül 2020. “Bir hikâyeye sonu yazarak başlamak tuhaf gözükebilir. Ama bütün sonlar, aslında birer başlangıçtır. O anda bunun farkında olmayız hepsi bu.”. Ünlü Amerikalı yazar ve televizyoncu Mitch Albom böyle izah ediyor hayatımızdaki ilkleri ve sonları. Düşününce hak
“Her Sonuç Yeni Bir Başlangıç” Etkinliği Ankara’da düzenlendi “Her Sonuç Yeni Bir Başlangıç” etkinliği Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger ve Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanı Dr. Hakan Ertürk tarafından yapılan açılış
Her başlangıç; yeni bir umuttur. Referandumda halkımızın verdiği karar; hepimizi bağlayan, saygıda kusur etmememiz gereken demokratik ve meşru bir karardır. Referandum meydanlarında
2022 Yeni Yıl Sözleri. Can dostum! Yeni yılda da beraberliğimize çamur gelmesin. Berrak nice senelere, iyi yıllar. Şeker tadında güzel bir sene geçirmeni temenni ediyorum. Her gün çocuklar gibi mutlu geçsin, iyi seneler. Taze umutlar ile beraber nice güzel senelerin olsun. Yeni yılını en içten dileklerimle kutlarım.
115. sayımızla yeni sezonda 10. yılımızı doldurmanın verdiği güvenle yeniden sizlerleyiz. "Kişilerin değil, Boluspor'un peşinde" sloganıyla çıktığımız bu yolda 10. senemizide sizlerle doldurduk. Sevdamız Boluspor ağırlıklı yaptığımız haberlerle, sizleri ve camiayı bir nebzede olsun aydınlatmaya çalıştık.
Yeni bir gün, yeni bir umut, yeni bir başlangıç olacak onun için. Bugün 10 Şubat yeni ay..Yeni Ay gerçekleşecek sabah saatlerinde. Yeni Ayda yeni başlangıçlar, yeni müjdeler olacak. Aslında Sevgi, el ele tutuşmak, göz göze bakışmaktır. Sevgi, esirgemek, kollamak, bir yetim saçı okşamaktır !
Okulabaşlıyorum eğitim sunumu. Mini mini 1’ler Her başlangıç bir heyecandır. Her okul bir umuttur. Her sınıf, çocuğu hayata hazırlayan bir yoldur.
Gax9B. Değerli okurlarım, Geçen yazımızda mavi tükenmez kaleme atfettiğim ve farklı platformlarda ısrarla savunduğum “özel anlam” hakkında çok olumlu dönüşler gerçekleşti. Tüm okurlarıma ve takipçilerime gönülden teşekkür ederek başlamak istiyorum. Havacılık kültürünün temel değerleri üzerinden konuşmayı ve tartışmayı hepimiz seviyoruz. Yazılarımızda havacılık kültürünün kattığı tadı korumaya ve mutluluk veren ilginize layık olmak üzere daha fazla çaba göstereceğim. Bu hafta yeni bir konuda birlikte düşünmeye davet edeceğim sizi. Başlangıçlarla sonlar arasında bir denge bulup rotasında ilerleyen dünyamızın salınımına ve savruluşuna benzer şekilde yaşanmışları, yaşananları, yaşanacakları birlikte düşünmek üzere bir pencere açacağım. Semaimizi böylece bitirip mukaddimemizi sonlandıralım o halde “Hay hak!” Muhavere Bitirmek Zordur Hiçbir işi tek başına yapmıyoruz ama hayatımıza dair kararların sorumluluğunu daima tek başına üstleniyoruz. O yüzden sıkıntılarına, zorluklarına rağmen çoğu zaman bir yerde bir şeylere katlanarak devam etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü bir şeyleri bitirmek kolay olmuyor. Gelinen yerlere emekle geliniyor. Çokça mücadele etmiş ve kim bilir kaç kişiye meram anlatırken derin yorulmalar yaşanmış oluyor. Varmak istediğiniz yere ulaştıktan sonra, bitirmek istediğinizde akıl veren ve tenkit içeren çok cümle duyuyoruz. Bu cümleleri aslında aynı koşulları bilen ve yaşayan ve tam yanı başımızda duran kişiler oluyor. Eminim, siz de sık sık karşılaşıyorsunuzdur şu tür sorularla Askeriyede her şey güzeldi de neden emekli oldun? Uçuş hayatın o kadar iyi giderken neden bıraktın? O üniversite çok iyiydi de neden başka üniversiteye geçtin? Bunlar sırf bana milyon kere sorulan sorular. Etrafımdakilere söylenirken duyduklarım da var O şirkette çalışmak varken tası tarağı toplayıp neden şuraya gittin? Ne güzel işin vardı, neden akademik kariyere yöneldin? Gül gibi işin vardı, durduk yere neden bunun için onu bıraktın? Bir kişinin lafına bakıp böyle riskli bir işe girilir mi? Değerli okurlarım, eğer daha fazla öğreneceksek veya kendimizi bir havacı olarak daha iyi bir yere taşıyacaksa yukarıdaki Karagöz sorularını tüm havacılarda olduğuna inandığım Hacivat zekasıyla yanıtlayıp yolumuza bakmamız gerek. Kariyerimiz hakkında tutkulu olmak, başarılara odaklanmak, hedefe yürürken son adımdan vazgeçmemek, yeni yollara çıkarken de kimseyi dinlememek gerek. Yoksa havacılığın temposuna ayak uyduramayız. En başta söylediğimiz gibi “her son bir başlangıca her başlangıç da bir sona uzanır”. Yeni başlangıçlar için sonlandırmamız gerekenler olur. Bunun da bir bedeli olur ama bizi yeni başlangıçlara yönelten daima yeni bir umuttur. Otuz iki yıldır bilemediğim, anlayamadığım havacılık konularına kafa yora yora ve emek vere vere yol kat ediyorum. Daima eksik, daima geride kalıyor olmak gerçeği, kişi olarak eminim sizleri de benim gibi sürekli daha fazla çaba sarf etmeye zorluyordur. Başka mesleklerde bir diploma ya da bir sertifika ile bir ömür geçinilebiliyor. Fakat iyi bir havacının ömür boyu alsa bitmeyecek kadar çok sertifika seçeneği var. Bunlar olmadan çalışamıyoruz, bunlar olsa da yenilerini de kovalamaya mecbur kalıyoruz. Fasıl Ülkemizde ve Dünyada Havacılıkta Büyük Değişimlere Tanık Oluyoruz İşte tam burada duralım ve birlikte düşünmeye başlayalım. Havacılığın kişisel pencereden bakarak yukarıda anlattığımız değişim gerekliliğine bir de daha geniş bir pencereden bakalım. Havacılıkta ilk günden bugüne bazı dönemler yaşandı, yaşanmaya da devam ediyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun 19’uncu asırda pozitif bilime yönelmeye çabalaması, teknik temelde erken dönem havacılığında bizim de başlangıç yapabilmemize neden olmuş. Cumhuriyet kurulurken ve kurulduktan hemen sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde havacılığa büyük önem verilmiş. Üretim ve eğitim birlikte düşünülmüş , somut adımlar atılmış, yatırım yağılmış, halkta bir heyecan sağlanmış, yapılanlara maddi ve manevi destek verecek mekanizmalar kurulup kurumsallaştırılmış. Bunlar da gurur veren başarılar olarak tarih yapraklarında yerlerini almış. Bununla birlikte, F. Whittle, 1928’de tasarladığı jet motorunun patentini 1930’da aldı. Biz üretimi 1950’lerde durdurulan pervaneli uçaklarımızı hâlâ kutsuyoruz. Başarılarımızı reddetmeyelim fakat abartmayalım diyorum. Hatalarımızla artık yüzleşelim. Havacılıkta söz sahibi olmak için elimize geçen fırsatı 70 yıl önce bir kez ıskaladık, bir daha değişime yenik düşmeyelim. Havacılıkta ilerleme sağlamak için tek bir alanda ilerlemenin yeterli olamadığını unutmayalım. Bugün tarihte ilk kez olarak havacılıkta hem üretim hem hizmet hem de eğitim yönünden küresel düzeyde rekabet edebilir hale geldik. Ortak akıl üretip dünya havacılığındaki değişimi anlayıp yakalarsak ve bizi çok ileriye taşıyacak değerlere sahip çıkarsak, gençlerimize doğru yol gösterebilirsek dünya havacılığının geleceğinde söz sahibi olmak olanağımız bulunmaktadır. Son iki yılda ülkemizde uçak üretmek için çaba sarf ettiğini bildiğim ve fikir alışverişinde bulunduğum 4 yabancı yatırımcı oldu. Bir ülkeye üretim için yabancı sermayenin gelmesi için teşvik ya da düşük maliyet bir noktaya kadar etkili olur. Dış sermaye geliyorsa, ona olanak sağlayan teknolojik altyapı var demektir. Havacılık ekosistemimizin kuruluş dönemini bu kez tamamladığını düşünüyorum. İşte bu yüzden içinde bulunduğumuz yıllarda havacılıkta bir şeylerin sonu birdenbire gelecek. Söyleyeceğim. En fazla on yıl içinde şunlara tanık olacağız Birlikte yetiştiğim askeri pilotların domine ettiği havacılık dönemi bitecek, derslerine 7 ayrı üniversitede ve 5 ayrı uçuş okulunda girdiğim ve ellerimizle yetiştirdiğimiz genç pilotların değer yargılarının egemen olacağı sivil pilot kültürü dönemi gelecek. Tek pilotlu büyük uçaklar önce kargo sonra yolcu taşımacılığında yaygınlaşacak. Türkiye hava aracı bakım eğitimlerinin ve hava trafik kontrolörü eğitimlerinin en önemli merkezi olacak. Havacılık fizyolojisinde ve havacılık psikolojisinde akademik alanda yapılacak deneysel çalışmalarla ve yayınlarla Avrupa Birliği ülkelerini bile geride bırakacağız, Bakım teknisyenlerimiz; akıllı havalimanlarında akıllı uçaklarla çalışıyor olacaklar, Annex-2 ve Annex-14 sayısallaşmaya dijitalizasyona koşut tamamen değişecek. Hava Trafik Yönetiminde radyo telefoni kuralları değişecek, birçok konuşma yapılmayacak. İnsansız Hava Araçları UAV ile ilgili birçok yeni regülasyon yazılacak, ancak hava trafiği için en büyük güvenlik ve en ciddi emniyet tehdidi UAV olmaya devam edecek. UAV trafik yönetimi için kural koymak yerine formatlı mesajlarla data link sistemleri üzerinden iletişim kurulacak, bu iletişime insanın zihinsel ve fiziksel yeterlilikleri karşılık veremeyecek, çare bilişim teknolojilerinde aranacak. Ayrıca, Pilotaj başta olmak üzere tüm havacılık eğitimlerin formatı ve içeriği değişecek. Değişecek eğitimlere şöyle kısa yoldan bir göz atacak olursak şunları göreceğiz Pilotajda teorik eğitimler interaktif internet ortamlarına tamamı ile taşınırken, uygulamalarda teknik olmayan becerilerin non-technical skills deneysel olarak uygulamalı eğitim ve gelişim modelleri devreye girecek ağırlık kazanacağı ve bilişim becerilerinin olmazsa olmaz sayılıp değerlendirmelere dahil edileceği dönem gelecek. Pilot yetiştirmede MPL ağırlık kazanacak. Lisans yenileme sıklaşacak ve kapsamı genişleyecek. Türkiye hava aracı bakım eğitimlerinin en önemli Hava aracı bakım eğitimlerinde modüller yenilecek. Problem çözme temelli eğitimler ağırlık kazanacak. Teknisyenler, akıllı uçaklara seyir deneyimlerinden öğrenmelerine yardımcı olacak algoritmaları geliştirip yükleyecek. Arızalar ve uçuş kayıtları tek bir veri tabanına yüklenecek. Arıza analizlerine ve çözümlerine tümleşik akıllı sistemler aracılığında ulaşılacak. Hava Trafik eğitimlerinde yeni nesil öğrenme teknikleri zorlaştırılmış senaryolarda kullanılacak. Yaşamakta olduklarımdan ve gözümle gördüklerimden yola çıkarak yukarıda sıraladığım öngörülerime göre resmettiğim gelecekte ülkemizi söz sahibi kılmak kolay değil. Yapılması gereken çok şey var. Olmazsa olmazımız üniversitelerin çok daha sorumluluk almasıdır. Bilgisayar ve bilişim temelli mühendislik dallarının Pilotaj, Hava Trafik Kontrol ve Hava Aracı Bakım Teknisyeni yetiştiren programlara katkı vermesi şarttır. Havacılık Yönetimi bölümlerinde ilk 2 yıl havacılık temel dersleri verildikten sonra kalan 2 yıl boyunca her bir derste bir sertifikalı eğitim verilecek şekilde planlama yapılmalıdır. Şimdi duru su gibi soruyorum “Mevcut regülasyonlarımız ve yönetim anlayışımız, havacılığımızın geldiği ve bulunduğu şu noktada sizce yeterli midir?” Bu tür sorularıma EASA ya da FAA odaklı yanıt verenler oluyor. Bana sorarsanız ne FAA ne de EASA regülasyonları pilotaj ya da Hava Trafik Kontrol yetiştirmek için yeterli içeriğe sahip değil. Bana inanmayan tanıdığı ve deneyim sahibi en yakın eğitimci pilota ya da kontrolöre sorsun. Şimdi yalın ateş gibi soruyorum “Eğitim kurumlarımız yaklaşan büyük değişime hazır mıdır?” Bu soruyu şimdi doğru yanıtlayıp gereğini yapmazsak Kayseri’de Uçak Fabrikası’nı kapattığımız yere geri döneriz. Değişim bizi vedalara zorluyor. Sesini duyanlarımızın sayısı çok. Yeni başlangıçlar için kapatmamız gereken defterler ve kapatmamız gereken kapılar var. Bitiş Anlayıp Uyumlanmak ya da Yıldız Tozuna Karışmak Değerli okurlarım, Öncelikle en büyük hava aracının dünyamız olduğunu anlamamız gerek. Büyük seyahatimizde, küçük yaşamlarımızın tanık olamayacağı kadar uzun yoldan gelip uçsuz evrende bir daha aynı yere hiç uğramayacak bu dev gemimiz akıl almaz bir hızda yolunda ilerlemeye devam ediyor. Uçsuz karanlıkta bir kez geçtiği noktadan bir daha asla geçmeyecek dev gemimiz yani dünyamız. Evrenin yasası sürekli değişim ve dönü değişime şüm. Sürate ve uyum sağlamak zorunda kalıyoruz, önce bunu anlamamız gerek. Önümüzdeki dönemde havacılığın kullandığı teknolojilere değil kullanabileceği teknolojilere odaklanmamız gerekecek. Geleceğin havacılık teknolojilerinde söz sahibi olmak istiyorsak, gelin gibi süslediğimiz SHY-147 atölyelerinde, uçuş simülatörlerimizde, hava trafik simülatörlerimizde bilişim teknolojilerinin okur-yazarlığı eğitimlerini eklememiz ve yapay zeka ile iletişim kurabilecek, öğrenen sistemler ile bilgi alış verişinde bulunabilecek havacılar yetiştirmemiz gerekecek. Kıymetli havacılar, bu kez değişim bildiğimiz veya alıştığımız temponun çok üstünde gerçekleşiyor. Ortak akıl ve ortak eylem planlarına acil ihtiyaç doğuyor. Sorumluluğu bulunan her birimizin eyleme geçmekte istekli ve ısrarcı olmamız gerekecek. Yoksa perde yıkılacak, bendeniz naçizane istedim ki eylemeden viran, varayım sahibine haber vereyim heman! Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola! Mesut BÜKEÇ
Herkesin bazen yeni bir başlangıca ihtiyacı vardır. İnsanın kendisini yenilemesi; ailesinin, içinde yaşadığı toplumun ve tüm dünyanın mutluluğu için yeni planlar yapması, yeni adımlar atması gerek. Yeni bir başlangıç yapmak isteyen insan hedeflerini ve bu hedeflere ulaşabilmek için atılacak adımları belirlemeli, derhal yola koyulmalıdır. İnsan, başta kendi ruh dünyasındaki tortuları birer birer parçalayarak, kendisini yenileyerek, “Yarının dünyasının biçimlenmesinde ben de varım!” diyerek umutsuzlara umut olabilmelidir. Her yeni gün, yeni başlangıçlar için bir fırsattır. Geçen gün artılarıyla, eksileriyle geride kalmıştır; istesek de bir daha yaşanmayacak olan gündür. Her yeni gün, kendisini ve dünyayı yeniden kurması için insanı gözler. Geçmiş, gerilerde kaldığından sızlanmanın bir yararı olmayacaktır. İçinde bulunulan gün ise yitirilen fırsatları yeniden elde etmesi için insanı bekler. Her seher vaktiyle birlikte almak isteyenlerin üzerine bereket iner, onlar için rahmet kapıları açılır. Güneş doğar; dağların, evlerin, ağaçların, insanların üzerine ışıklarını saçar. Kuşlar, böcekler öter yuvalarından çıkarak. Her sabah dünya yeniden kurulur. Her sabah yeni başlangıçlar için bir umuttur. Her sabah yeni armağanlar getirir, hak edenlere. Bunları görebilenler, sezebilenler secdeye kapanır, niyaz ederler. İnsan, insan olmanın zevkini tadar o vakit. Sezebilenler kuşların, çiçeklerin, ağaçların, böceklerin bir şeyler söylediklerine tanık olurlar. Görebilenler güneşin sunduğu renk cümbüşü karşısında hayrete düşerler. Ayın gecenin kandili olarak doğduğunu, her şeyin hareket halinde olduğunu; varlıkların tamamının donukluğa, sıradanlığa adeta meydan okuduğunu ibretle bakan herkes görür. Rahmet kapıları her zaman açık olmakla birlikte kendini yenilemeyenler, gündelik hayatın tutsağı olanlar, mutluluğu dünyanın zevk ve eğlencelerinde arayanlar, yeni bir başlangıç yapamayanlar bundan istifade edemezler. Onlar, gönüllerince yaşayarak mutlu olacaklarını sanırlar. Rahmete nail olanların daha mutlu ve huzurlu olacaklarını bilmiyorlar çünkü. Yeni bir başlangıca bağlı her şey. Yeni bir başlangıç için ufacık bir adım atılsın yeter ki. O zaman kocaman engeller küçülüverir, içinden çıkılmaz denilen sorunlar birer birer çözülüverir. Yepyeni bir dünyaya açılır kapılar. O zaman güzeldir dostluklar, dünya ve hayat. O zaman güzeldir her şey. Hayat sıradanlaştığı zaman ileriye değil, geriye gidişin işaretleri belirir. Bu işaretlerin belirmesiyle birlikte tercihler değişir; insan, eşya ve hayat asıl anlamını yitirir. Bu duruma düşen bir insanın eliyle, diliyle başkalarına zarar vermesi kolaylaşır. Sonuçta kendisiyle ve başkalarıyla kavgalı, etrafıyla uyumsuz, kendisinden nefret edilen bir insan ortaya çıkar. Kaba dilli, asık suratlı, kavgadan hoşlanan bu insan artık ruhen hasta bir insandır. Hayatı sıradanlaştıranlar hiçbir şeyin değişmediğini, hayatın kaldığı yerden devam ettiğini sandıkları için etrafta olup bitenlerin farkında olamazlar. Bu farkında olamama hali yüzünden hangi bedelleri ödediklerini, hangi fırsatları kaçırdıklarını bilemezler. Mazlumların üzerine atılan bombalar, açlıktan, perişanlıktan, savaşlardan yılmış çocukların çığlık sesleri, küresel sermayenin bütün insanlığı köleleştirme girişimi hayatı sıradanlaştıranlar için hiçbir anlam ifade etmez. Solunan hava, basılan toprak, içilen su, gökyüzündeki yıldızlar, kır çiçekleri de onların farkında olamadıklarındandır. Bir kuş öldürüldüğünde onların yürekleri sızlamaz. Bir insan öldürüldüğünde de… Çünkü onlar kalplerinde merhamete yer vermemiştir. Nelerin fark edilemediğini, nelerin yitirildiğini, olup bitenlerden kimlerin ne kadar etkileneceğini hayatı sıradanlaştıranlar bilemez. Yeni bir başlangıç gerek. Tozla, tortuyla, pasla, küfle kaplanmış ruhların temizlenmesi gerek. Olumsuzluklar yeni fırsatların müjdecisi olabilir. “Hiçbir şey bitmiş değil; aksine, her şey asıl şimdi başlayacak.” diyerek ümitsizlik duvarlarını yıkmak, yelkenleri okyanuslara açmak gerek. Kendi gündemini oluşturamayanlar başkalarının dayattıkları yapay gündemlerle boğuşmak zorunda kalırlar. Olayların sığ ancak renkli yanlarıyla ilgilenen, dedikoduyla beslenen, magazinden hoşlanan kuru kalabalıkların soylu hedefleri, tefekkürü, derinliği olamaz. Yeni bir başlangıç yeni bir hicrettir aynı zamanda. Uyuşukluktan sıyrılarak yeniden yola koyulmak gerek. Her gün kimliğin yenilenmesi, her gün yeni bir sefere çıkılması gerek. Çünkü manevi hayat donuk, pasif değil; dinamik bir hayattır. Yeniden bir inşa döneminin başlaması halinde bireyleri mutlu, yarınlarından umutlu bir toplumun doğacağından kimsenin kuşkusu olmasın. Bu büyük mücadeleye herkesin canıyla, malıyla, yetenekleriyle, deneyimleriyle katılması gerek. Ancak o zaman yeni bir başlangıçla yeni bir dünyanın kapıları aralanacaktır.
Her başlangıç yeni bir umuttur 21-03-2021 Bu haber 180 kez okundu Defne Belediye Başkanı İbrahim Güzel; 21 Mart Nevruz Bayramı dolayısıyla basın açıklaması yayınladı. Güzel, mesajında şunları söyledi “Her yıl Mart ayının 21’nci gününde kutla Defne Belediye Başkanı İbrahim Güzel; 21 Mart Nevruz Bayramı dolayısıyla basın açıklaması yayınladı. Güzel, mesajında şunları söyledi “Her yıl Mart ayının 21’nci gününde kutlanan Nevruz, Orta Asya'dan Balkanlara kadar uzanan coğrafyada, her millet in kendi değerleri ile özdeşleştirdiği tarihsel ve kültürel mirasıdır. Baharın gelişinin ve yeni başlangıçların coşkuyla karşılandığı geleneksel bir bayramdır. İnsanlığın ortak kültür değerlerinden biri olan Nevruz, sevgiyi, dostluğu, barışı, yaşama sevincini ve doğanın uyanışını temsil başlangıç yeni bir umuttur. Bu Nevruz hepimiz için yeni umutların ve daha güzel günlerin başlangıcı olsun. Bu duygu ve düşüncelerle; Doğanın yeniden canlandığı bu güzel bahar gününde birlik beraberlik ve kardeşlik duygularımızın artırmasını temenni ediyor, tüm insanlığa barış ve umut getirmesini vatandaşlarımızın 21 Mart Dünya Nevruz Günü kutlu olsun.” Etiketler Hatay Büyükşehir Belediyesi Antakya Haber Hatay Haber HIZLI MENÜÜye Ol Üye Girişi Künye Yayına BaşlarkenHatay’ da Hatay Mahalli Haber’ ismiyle yayın yapan İnternet gazetesi 25 Şubat 2016 günü yayın hayatına başladı. Hatay Mahalli Haber internet gazetesinin sahibi Mithat Kalaycıoğlu, Hemen hemen bütün sektörleri etkileyen teknoloji&rs ...Devamı BİZE ULAŞINTelefon0532 631 06 11 Fax E-Posta mikamithat58
Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, 2022 yılı kutlama mesajında şu ifadelere yer verdi “Her yeni yıl; yeni bir başlangıç, yeni bir umuttur. 2021 yılını acı ve tatlı hatıralarıyla geride bırakırken, yeni umut ve beklentilerle 2022 yılına kavuşmanın heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz. Birlik ve beraberliğimizin geçmişte olduğu gibi 2022 yılında da güçlenerek devam edeceğine, milletimizin daha sağlıklı, huzurlu, mutlu ve müreffeh günler yaşayacağına gönülden inanıyorum. Milletimizin birlik ve bütünlüğünün korunması, büyük hedeflerimizin gerçekleştirilebilmesinde en önemli etkendir. Bütün kurumlarımız, Türkiye’nin daha da gelişmesi için iş birliği içinde hareket ediyor. Çok çalışırsak ve başaracağımıza inanırsak, ulaşamayacağımız hedef olamaz. Önümüzdeki yıllarda, ülkemizin çok daha güzel başarılara imza attığına hep birlikte şahit olacağız. Millet olarak, bunun haklı gururunu hep beraber yaşayacağız. Geçmişimizin muhasebesini yaparak elde ettiğimiz tecrübelerimizle Gaziantep’imize, Şehitkamil’imize, yeni yılda da tüm gücümüzle katkı sağlayacağız. Yeni yılda da yatırım ve hizmetlerin devam etmesi, kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu hizmetlerin en iyi, en kaliteli şekilde sunulması amacıyla vatandaş memnuniyetini esas alan hizmet anlayışıyla var gücümüzle çalışacağız. Yeni yılda, daha önce başlattığımız projeleri kısa süre içerisinde tamamlayarak ve yeni projeler başlatarak, vatandaşlarımızın yaşam kalitesini arttırmaya devam edeceğiz. 2022 yılının umut ve beklentilerimizle beraber ülkemizde ve dünyada sağlık, huzur, sevgi, barış ve hoşgörünün hakim olduğu; kardeşlik ve dayanışma duygularının egemen olduğu bir yıl olmasını temenni ediyorum. Siz değerli vatandaşlarımızın, yeni yılını yürekten tebrik ediyorum.”
CUMHURİYET HALK PARTİSİ YENİŞEHİR BELEDİYE MECLİS ÜYESİ METİN SOLUNOĞLU 2021 YILININ KAYIPLARLA DOLU BİR YIL OLDUĞUNU BELİRTEREK HER YENİ BAŞLANGIÇ YENİ UMUTTUR Solunoğlu yayınladığı yeni yıl mesajında yaşanan ekonomik krize dikkat çekerek 2021 büyük kayıplarla geride kaldığını Memur, sağlık çalışanı, emekli, öğrenci, kaybetti. En önemlisi Türk Lirası değer kaybetti. İşsizlik, enflasyon, faizler tavan yaptı. Bir avuç zengin daha zengin olurken; milyonlarca yoksul daha da yoksullaştı. Her yeni başlangıç yeni umuttur. 2022’de de yoksulların, ezilenlerin ve adalet arayan mağdurların yanında olmaya devam edeceğiz. Martın sonu Bahar ve Herşey Çok Güzel Olacak” sloganı ile yola çıktığımız ve yakın zamanda iktidar ile taçlandıracağımıza olan inancım tamdır Bu anlamda Tüm Türkiye’nin ve Mersinli hemşerilerimin yeni yılını kutluyor, sağlık, huzur, mutluluk ve kardeşlik temenni ediyoruz” dedi.
her yeni başlangıç bir umuttur